FREELED VAN

FREELED VAN

öVan, Doğu Anadolu Bölgesi’nde ilk ziyaret ettiğim ildir. İş amaçlı bir seyahat olmasaydı belki de hiç gitmeyecektim Doğuya… İşkolik biri olduğum için bölgeyi kafamda kurgularken birden valizimin hazır olduğunu fark ettim ve kendimi havalimanında buldum.

Van, Doğu Anadolu Bölgesi’nde ilk ziyaret ettiğim ildir. İş amaçlı bir seyahat olmasaydı belki de hiç gitmeyecektim Doğuya… İşkolik biri olduğum için bölgeyi kafamda kurgularken birden valizimin hazır olduğunu fark ettim ve kendimi havalimanında buldum.


Van’a gitmek için uçak biletimi aldığımda (ailem başta olmak üzere) çevremdeki herkesten büyük bir tepki gördüm. Ve bu gördüğüm tepkiler, Doğu Anadolu Bölgesi’ne gidişteki endişelerimi arttırmış olsa da çıktığım yoldan vazgeçmeden kendimi Van Havalimanında buldum.

Garip bir duygu vardı yüreğimde, bilmediğim tanımadığım bir coğrafyaya iş gezisi için gelmiştim. Korku ve ön yargıları yoğunlukta olarak yaşadığım karmaşık duygularımın içinde, medyada anlatılanlar kadar tanıyordum bu bölge ve insanını...

Uçaktan iner inmez, sırtımda bir yük gibi taşıdığım ön yargılarımı ve korkularımı birer birer bırakmaya başlamıştım bile...

Medyada gördüğüm ve medyanın canavarlaştırdığı Kürt çocukları neredeydi? Ya o ağzından köpükler saçarak etrafı kırıp döken Kürt gençleri? Bir an olduğum yerde durup düşündüm, acaba ben başka bir yere mi gelmiştim? Van il sınırlarında olduğumu bildiğim halde, çevreme bakınıyor Van ilinde olduğumu gösterecek bir yazı arıyordum. Ve bizim böyle düşünmemize neden olan medyaya oldukça kızgındım o an…

Türkiye’nin birçok ilini gezmiş ve görmüş biri olarak her ile gitmeden önce o il için bir ön araştırma yapar, gittiğimde o ilde yabancılık çekmezdim. Bir kaç detay haricinde yaptığım araştırmalar genelde tutar ve o şehir ve coğrafyası hakkında ön yargılarım oluşur, çok fazlada yanıldığım görülmezdi. Ama bu sefer yanılmıştım. Ben bir savaş meydanı hayal ederken kendimi cennetten bir bahçede bulmuştum. Şaşkın, utangaç ve mahcup tavırlarla Van sokaklarında dolaşırken, medyanın gösterdikleri dışında burada yaşanan gerçekleri görmem çok uzun sürmedi. Her şey apaçık ortadaydı ki aslında, ben bunca yaşıma kadar nasıl görememiştim! Buda benim eksikliğim diye düşündüm

Van ziyaretimde bana eşlik eden Bayimizin de yönlendirmesi ile Akdamar Adası’na doğru yola çıktığımda, caddeler üzerinde küçük ölçülerde olan led tabela, kayan yazı ve led ekran sistemlerini görmek beni son derece mutlu ediyordu. Van esnafı elinden geldiğince teknolojiyi takip etmeye çalışmış fakat imkânları izin verdiği ölçüde led tabela, kayan yazı ve led ekran sistemlerine yer vermişti.

Sevgilisi Tamara için hayatını kaybeden bir Çobanın hikâyesi, yaşanan ve adını bu hikâyeden alan Akdamar Adası’na geldiğimde heyecandan kalbim yerinden çıkarcasına çarpıyordu. Hani bir söz vardır; hepimizin bildiği “anlatılmaz yaşanır” diye işte tam da öyle bir şeydi içinde bulunduğum durum. Burada gördüğüm güzellikleri ne ben anlatabilirdim, nede sizler bu güzellikleri görmeden beni anlayabilirsiniz.

Saatler su gibi akıp giderken akşam olduğunun farkına bile varmamıştım. Artık konaklayacağımız otele dönme zamanı gelmişti ki tam o esnada iki genç muhabir çarptı gözüme, birinin elinde mikrofon diğerinde kamera, belli ki bu ada ile ilgili haber yapıyorlardı. Gün boyu yasadığım heyecanın etkisi ile bir anda kendimi kameranın karşısında buluvermiştim… Benim gördüklerimi yaşadıklarımı herkes görsün duysun istiyordum. Anlatmak istediğim aslında o kadar çok şey vardı ve hangi birini anlatabilirdim ki? Yıllarca terörist olarak gördüğüm Kürt insanına olan mahcubiyetimi mi? Yoksa medyanın yanlış yönlendirmesinden dolayı yaşadığım korku ve endişeyi mi? Yıllarca yaşanan zulmün ne kadar yersiz ve gereksiz olduğunu mu?

Kafamdaki sorulara cevap ararken bir günün daha sonuna gelmiştim artık, dinlenme zamanıydı. Artık eskisi kadar genç değildim, bir günde bu kadar değişkenlik gösteren duygularıma kalbim artık isyan edercesine çarparken kıyafetlerimle uzandığım yatakta uyumuşum…

Hani kelimler anlamını yitirir ya, ne söze gerek vardır nede zamanın hesabını tutmaya… İşte benim kelimelerim anlamını yitirdiği ve zamanın hesabını tutamadığım bir coğrafyadaydım.

Freeled elektronik olarak led tabela, kayan yazı ve led ekran sistemleri için araştırma yapmak üzere geldiğim bu güzel ilde yaşadıklarım ve gördüklerim hayattan en değer verdiğim işimi bana unutturmuş. Led tabela, kayan yazı ve led ekran sistemlerini ikinci plana atmama neden olmuştu.

Herkesin kesinlikle bir gün gidip bu güzelim coğrafyayı görmesini, o havayı teneffüs etmesini isterim. Hiçbir şey TV ekranlarında göründüğü gibi değildir.

Firma Diğer Haberler

İletişim Bilgileri

  • Adress : İSTASYON MAHALLESİ CİLEM SOKAK KÖSEKÖY SANAYİ SİTESİ / Kocaeli /Turkey
  • Phone : 0 212 424 50 60
  • Fax : 02124242323
  • Website : http://www.freeled.net
  • Firma Tipi : Manufacturers
  • Employes : 1-5
  • Established Year : N/A
  • Annual Revenue : 0-1 Million US$
  • Update : 5.9.2015

Online Mesaj: